Ripple Davası, Menkul Kıymet Tartışmalarını Bitirecek mi?

Ripple ve SEC arasındaki davada sona gelinirken, bu davanın sonucunda kripto üzerindeki menkul kıymet tartışmaları bitecek mi?

Cointelegraph Türkiye, finale adım adım yaklaşan Ripple ve SEC arasındaki davaya yönelik özel bir haber hazırladı. Bu haberde, Ripple’ın davayı kazanması halinde kripto üzerindeki menkul kıymet tartışmalarının ne denli etkileneceği ele alındı. Cointelegraph Türkiye’nin özel haberine, ekonomist Şant Manukyan, Lytera Co-Founder’ı Doruk İşmen ve Paribu Hukuk Müşaviri Mehmet Türkarslan eşlik etti. Peki Ripple, davayı kazanırsa kripto üzerineki baskıları kaldırabilir mi?

Ripple ve SEC Çatışmasında Finale Doğru

2020 yılından beri devam eden ve son zamanlarda biteceği düşünülen Ripple ve SEC davası, kripto endüstrisini hareketlendirmeye başladı. Ripple‘ın davayı kazanacağına yönelik söylentilerin artması, XRP tarafında büyük bir yükselişe zemin hazırladı.

SEC’in Ripple‘ı menkul kıymet iddialarıyla suçlaması, neredeyse üç yıldır devam eden amansız bir hukuk mücadelesine yol açtı. Bu davanın süreci devam ederken, ABD’li düzenleyicilerin kripto üzerindeki menkul kıymet baskıları da artmaya başladı. Baskıların ortasında, Ripple‘ın davayı kazanması ile birlikte kripto endüstrisinde yaşanabilecekler merak edilmeye başlandı.

Ripple davayı kazanırsa, menkul kıymet iddiaları düşebilir. Bu durum, kripto üzerindeki baskıları bir süre de olsa dindirmeye yetecektir. Bu konu hakkında Cointelegraph Türkiye‘ye görüş bildiren ekonomist Şant Manukyan, Ripple davasının etkilerine dikkat çekti. Manukyan, SEC ve Ripple davasında, davayı Ripple’ın kazanması durumunda ilk anda bir rahatlama gelebileceğini belirtti. Ayrıca Manukyan, sektördeki 23 bin kripto para biriminin bazılarının menkul kıymet olduğunu ve bunların önemli bir kısmının ilerleyen süreçlerde ayıklanabileceğini söyledi.

Manukyan, konuyla ilgili şunları da belirtti;

“Staking hizmetinin de bir menkul kıymet olarak sınıflandırıldığını görüyoruz. Dolayısı ile bazı getiri yaratan ‘uygulamalar’ da menkul kıymet kapsamında değerlendirilme riski taşıyor ki bu durum Ripple davayı kazansa bile değişmeyecektir”

Son olarak Manukyan, stablecoin‘lerin de para piyasası fonlarına benzer bir sınıflandırmaya dahil olacağının altını çizdi.

Ripple’ın davayı kazanma ihtimali, kripto yatırımcılarını günden günde iştahlandırmaya başladı. Birçok yatırımcı, XRP‘nin kripto boğasını başlatabileceğine inanıyor. Davanın sonucu ayrıca, düzenleyiciler için emsal bir karar da oluşturabilir. Bu durum, düzenli ve sert geçen düzenleyici baskıları bir nebze dindirmeye yarayabilir.

Cointelegraph Türkiye‘nin özel haberine bir başka görüş bildiren isim de Lytera‘nın kurucu ortağı Doruk İşmen oldu. İşmen, davayla ve sonraki süreçle ilgili şunları söyledi;

“Ripple şirketi bu davanın açılmasından bir süre sonra, XRP menkul kıymetse, BTC ve ETH de menkul kıymettir diyerek kendilerine destek bulmayı umsa da kripto ekosistemi tarafından büyük bir tepkiyle karşılaştı. Şirket, bir süre sonra bu söylemlerinden vazgeçerek tüm kripto ekosistemini birleştirici söylemlerde bulunarak daha barışçıl yöntemlerle davada kendilerini savunmaya devam etti.” 

Dava sonucunun piyasaları nasıl etkileyeceğine de değinen İşmen, sektöre hangi yöntemin doğru olup olmadığını gösteren, öncül bir sonuç olabileceğinin altını çizdi. Son olarak İşmen, “Bu dava sayesinde pek çok kripto girişimi, geliştirici şirketi ve token çıkaran vakıflar, kendilerini menkul kıymet tanımından korumak için farklı kurumlar kurarak aksiyon aldı.” dedi.

Habere görüş bildiren isimlerin de aktardığı gibi, XRP‘nin davayı kazanması belli başlı bir kazanımlara olanak tanısa da, genel anlamda menkul kıymet süreçlerini tam anlamıyla çözebilecek potansiyel barındırmıyor. Çünkü sektör, binlerce kripto projesinden ve onlarca kripto borsasından oluşuyor. Staking hizmeti bile menkul kıymet niteliği taşıyabiliyor.

Cointelegraph Türkiye‘nin özel haberinde, Paribu Hukuk Müşaviri Mehmet Türkarslan‘ın da görüşleri yer aldı. Türkarslan, dünyada düzenleyiciler tarafından henüz bir fikir birliğine varılmadığının altını çizdi. Ayrıca Türkarslan, Ripple‘ın davayı kazanması halinde tüm endüstrinin rahatlayabileceğini söylemenin zor olduğunu belirtti. Ancak, Türkarslan’a göre bu kazanım, regülasyonlar için bir öncül olabilecek duruma gelebilir.

Ripple‘ın kazanması halinde kripto varlıkların statüsüne dair yeni bir arayışın başlayabileceğini belirten Türkarslan, şunları söyledi;

“Bu sektörde yaşayan insanlar kripto varlıkları klasik finansta yer alan çeşitli sınıflandırmalara tabi tutmuyorlar ki ben de doğru olanın bu olduğunu düşünüyorum, kripto varlıkların doğalarına aykırı olarak illa ki klasik finansta yer alan kategorilere sokulma çabasını doğru bulmuyorum.”

Ripple davasının yakın zamanda sonuçlanması beklenilirken, Ripple avukatı John Deaton‘un yorumları dikkat çekmişti. Deaton, davanın birkaç hafta içinde sonlanabileceğini ve bu sonucun bu hafta gelebileceğini iddia etmişti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir